02 Eylül 2014, 01:21:49

İletileri Göster

Bu özellik size üyenin attığı tüm iletileri gösterme olanağı sağlayacaktır . Not sadece size izin verilen bölümlerdeki iletilerini görebilirsiniz


Konular - prensesim

Sayfa: 1 ... 27 28 [29] 30 31 ... 45
841
Biyografiler / Halil Ergün ( 1946)
« : 20 Temmuz 2011, 13:43:41 »
Doğum Tarihi 1946
Boy 180
Kilo 96
Göz Rengi Kahverengi
Yabancı Dil Fransızca

Sinema Filmleri ve Yönetmenleri
Kaşık Düşmanı ( Bilge Olgaç )
Yol ( Şerif Gören )
Uzlaşma ( Oğuzhan Tercan )
Katırcılar ( Şerif Gören )
Yolcu ( Başar Sabuncu )
Böcek
Hamam ( Ferzan Özpetek )

TV Yapımları ve Yönetmenleri
Baba Evi

Yabancı Ortak Yapımlar
Düğün

Özgeçmiş
8 Eylül 1946 (Bursa) İznik''te doğdu. İlk ve ortaokulu İznik''te okudu. Haydarpaşa Pertevniyal Lisesinden sonra Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesinde okudu. Halk oyuncularında "Teneke" adlı oyunla profesyonel oldu. Vasıf Öngören, Mustafa Alabora, Erdoğan Akduman ile "Ankara Birlik Sahnesi"ni kurdu. 1974 yılında Yılmaz Güney''in senaryosu olan "İzin" filmiyle sinemaya başladı. Halen TV dizisi "Baba Evi"nde oynuyor.

842
Biyografiler / Ediz Hun ( 1940) sinema oyuncusu
« : 20 Temmuz 2011, 13:41:09 »
1940 yılında İstanbul'da doğdu. Sinemaya, Ses dergisinin açtığı yarışmayla girdi (1963). Genç Kızlar adlı film, ilk filmidir. 18 Nisan 1999 Genel Seçimlerinde Anavatan Partisi'nden İstanbul milletvekili seçildi.

Önemli filmleri:
Ankara Ekspresi (Muzaffer Aslan), Güllü Geliyor Güllü (Atıf Yılmaz).



HABER

9 milletvekili türbanın üniversitede serbest olması için yasa teklifi verdi
Milliyet 18 Mayıs 2001

MHP, FP, ANAP ve DYP’li dokuz milletvekili, yükseköğretim kurumlarında kılık - kıyafetin serbest olmasını öngören yasa teklifini, TBMM Başkanlığı’na sundu. ANAP’tan Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır, Denizli Milletvekili Beyhan Aslan, İstanbul milletvekilleri Ediz Hun ve Yılmaz Karakoyunlu, Diyarbakır Milletvekili Abdülbaki Erdoğmuş, MHP’den İstanbul Milletvekili Bozkurt Yaşar Öztürk, DYP’den Van Milletvekili Hüseyin Çelik, FP’den Manisa Milletvekili Bülent Arınç ile Konya Milletvekili Lütfi Yalman tarafından imzalanan teklif, 2547 Yükseköğretim Kanunu’nda değişiklik öngörüyor. Yasa teklifinde, "Yükseköğrenim kurumlarında kılık - kıyafet serbesttir. Kılık - kıyafetten dolayı kimsenin eğitim ve öğretim hakkı engellenemez" görüşüne yer veriliyor. Yasa teklifinde ayrıca, kılık - kıyafet nedeniyle yükseköğrenim öğrencilerine verilen disiplin cezalarının bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılması hükme bağlanıyor.

Aldıkları disiplin cezaları sebebiyle öğrenimlerini süresinde tamamlayamama durumunda olan yükseköğrenim öğrencileri için de, öğrenim sürelerine üç yıl ilave edilmesi öngörülüyor.

843
Biyografiler / Aziz Nesin ( 1915)- (06.07.1995)
« : 20 Temmuz 2011, 13:39:55 »
1915 yılında İstanbul’da doğdu.Kuleli Askeri Lisesi’ni, Harp Okulu’nu (1937) bitirdi, subaylıktan gazete fıkra yazarlığına geçti (1944), birçok gazetede yazdı. Sabahattin Ali ile birlikte, biri kapatılınca öteki, Marko Paşa, Malum Paşa, Merhum Paşa, Alibaba (1646/47) ve tek başına Zübük (1962) adlı mizah dergilerini çıkardı; yazılarından ötürü hapse girdi, sürüldü. Bir ara Düşün Yayınevi’ni (1956) kurdu, dağıttı. Hayatını bağımsız yazar olarak sürdürdü. 6 Temmuz 1995 tarihinde öldü.

Sanata şiirler, gerçekçi hikayeler (Millet Dergisi, 1944) ile başlamıştı, dünyaca tanınan güçlü bir mizah yazarı oldu. Cumhuriyet Döneminde Türk Mizahı (1973) adında bir de antoloji düzenlemiş olan yazar, Türkiye’de ve başka ülkelerde yayımlanacak, oynanacak kitap ve oyunlarının telif hakları ve dileyenlerin yardım ve bağışlarıyla yürütülmek üzere, 1972’de bir NESİN VAKFI kurdu; bu vakfın amacı “Vakfın yurduna her yıl alınacak dört kimsesiz ve yoksul çocuğu, ilkokuldan başlatarak yüksek okulu, meslek okulunu bitirinceye ya da bir meslek edininceye dek, her türlü gereksinimlerini sağlayarak barındırmak, yetiştirmektir.” Vakıf her yıl bir edebiyat yıllığı çıkarıyor. İlk Nesin Vakfı Edebiyat Yıllığı 1976’da çıktı.

Kazandığı ödüller, armağanlar; A) Türkiye’de; Üç Karagöz Oyunu (bas. 1968) ile Milliyet gazetesinin 6. Karacan Armağanı birinciliğini (1968), Çiçu ile Türk Dil Kurumu 1970 Tiyatro Ödülü’nü, Pırlatan Bal oyunuyla Arkın Çocuk Edebiyatı Ödülleri ikinciliğini (1974) kazandı. B) Yurt dışında aldığı uluslar arası ödüllerse altı tanedir: Üst üste iki yıl Altın Palmiye (İtalya 1956, 1957), Altın Kirpi (Bulgaristan, 1966), Krokodil (Sovyetler Birliği, 1069) ve Lotüs (Asya-Afrika Yazarlar Birliği tarafından Filipinler’in Manila kentinde, 1975) ödülleri. Son olarak Gabrova kentinde (Bulgaristan) kik yılda bir düzenlenen Gülmece ve Yergi Şenliği’nde, Uluslar arası Gülmece Kitapları Yarışması’nda Büyük Ödül’ü ( Hitar Petar Ödülü, 1977) kazandı.

ESERLERİ
İlk baskı yıllarına göre eserleri:

Hikaye kitapları : Geriye Kalan (1948), İt Kuyruğu (1955), Yedek Parça (1955), Fil Hamdi (1955), Damda Deli Var (1956), Koltuk (1957), Kazan Töreni (1957), Toros Canavarı (1957), Deliler Boşandı (1957), Mahallenin Kısmeti (1957), Ölmüş Eşek (1957), Hangi Parti Kazanacak (1957), Havadan Sudan (1958), Bay Düdük (1958), Nazik Alet (1958), Gıdıgıdı (1959), Aferin (1959), Kördöğüşü (1959), Mahmut ile Nigar (1959), Gözüne Gözlük (1960), Ah Biz Eşekler (1960), Yüz Liraya Bir Deli (1961), Bir Koltuk Nasıl Devrilir (1961), Biz Adam Olmayız (1962), Sosyalizm Geliyor Savulun (1965), İhtilali Nasıl Yaptık (1965), Rıfat Bey Neden Kaşınıyor (1965), Yeşil renkli Namus gazı 81965), Bülbül Yuvası Evler (1968), Vatan Sağolsun (1968), Yaşasın Memleket (1969), Büyük Grev (1978), Hayvan Deyip Geçme (1980), 70 Yaşım Merhaba (1984), Kalpazanlık Bile Yapılamıyor (1984), Maçinli Kız İçin Ev (1987), Nah Kalkınırsın (1988).

Romanları: kadın Olan Erkek (1955), Gol Kralı Sait Hopsait (1957), Erkek Sabahat (1957), saçkıran (1959), Zübük (1961), Şimdiki Çocuklar Harika (1967), Tatlı Betüş (1974), Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz (1977), Surname (1976), Tek Yol (1978).
Anıları: Bir Sürgünün Hatıraları (1957), Böyle Gelmiş Böyle Gitmez (1. Bölüm 1966, 2. Bölüm 1976), Poliste (1967), Yokuşun Başı (1982), Salkım Salkım Asılacak Adamlar (1987), Rüyalarım Ziyan Olmasın (1990).
Masalları: Memleketin Birinde (1987), Hoptirinam (1960), Uyusana Tosunum (1971), Aziz Dededen Masallar.
Taşlama: Azizname (1970).
Fıkralar: Nutuk Makinası (1958), Az Gittik Uz Gittik (1959), Merhaba (1971), Suçlanan ve Aklanan Yazılar (1982), Ah Biz Ödlek Aydınlar (1985), Korkudan Korkmak (1988),
Gezi: Duyduk Duymadık Demeyin (1976), Dünya Kazan Ben Kepçe (1977),
Oyunlar: Biraz Gelir misiniz (1958), Bir Şey Yap Met (1959), Toros Canavarı (1963), Düdükçülerle Fırçacıların Savaşı (1968), Çiçu (1970), Tut Elimden Rovni (1970), Hadi Öldürsene Canikom (1970), Beş Kısa Oyun (1979), Bütün Oyunları Adam Yayınları’nda çıktı (1982).
Barbaros’un Torunu, Hakkımı Ver Hakkı, Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz oyunları basılmadı.
Şiir kitapları: Sondan Başa (1984), Sevgiye On Ölüme Beş Kala (1986), Kendini Yakalamak (1988), Hoşçakalın (1990), Sivas Acısı (1995)
Konuşmalar: İnsanlar Konuşa Konuşa (1988), Çuvala Doldurulmuş Kediler (1995). 1995’te çeşitli türdeki kitaplarından yaptığı seçki Sizin Memlekette Eşek Yok mu? adıyla yayınlandı.

HAKKINDA YAZILANLAR

1.Çağımızın Nasrettin Hoca’sı Aziz Nesin Demirtaş Ceyhun adlı kitabında yazarla ilgili anıları topladı.

2.Deniz Gezmiş'ten Yaşar Kemal'e
Portreler
Oral Çalışlar
Çağdaş Yayınları
Deniz Gezmiş, Yaşar Kemal, Aziz Nesin, Yılmaz Güney, Mehmet Ali Aybar, Sabahattin Ali, Fikret Otyam, Panayot Abacı, Lefter ve... Bu kitapta onların öykülerini okuyacaksınız. Bütün bu portrelerin, bir dönemin güzel bir resini vereceğine inanıyoruz. Bazılarını yakından tanıdınız, bazılarının adını ise hiç duymadınız. Onlar bizi bize anlatıyor. Bir dönemin tanıklığını da içeren bu portreleri beğeneceğinizi umuyoruz.

844
Biyografiler / Rıfat Ilgaz
« : 20 Temmuz 2011, 13:37:09 »
1911 yılında Kastamonu’nun Cide ilçesinde doğdu.7 Temmuz 1993 tarihinde öldü.Rıfat Ilgaz 1940’ların toplumcu-gerçekçi şairlerindendir. 1911 yılında Cide’de doğdu. Şiir yazmağa ortaokul öğrencilik yıllarında başladı. İlk şiiri 27.07.1927 ‘de,günlük Nazikter gazetesinde yayınlandı. Ayrıca; Açıkgöz(Kastamonu), Güzel İnebolu ve Güzel Tosya
gazetelerinde şiirleri ve yazıları yayınlanmaya başladı. Lise yıllarında babasının ölümü sebebiyle buradan ayrıldı. Yatılı olarak Kastamonu Muallim Mektebi’nde öğrenim gördü. 1930 yılında mezun oldu.

Altı yıl süreyle Gerede, Akçakoca, Hendek ile Düzce arasında Gümüşova’da ilkokul öğretmenliği yaptı. Ankara Gazi Eğitim Enstitüsünü 1938 ‘de bitirdi ve Adapazarı Ortaokulu Türkçe
Öğretmenliğine atandı. 1939’da İstanbul Karagümrük Ortaokulu’nda Türkçe Öğretmenliğine başlayan Ilgaz’ın,yazı ve şiirleri dergilerde yayınlanmağa başladı. 1940 ‘da Çığır, Oluş, Ulus, Güneş, Yücel, Varlık, Hamle ve Yeni İnsanlık dergilerinde şiirleri çıktı ve aynı yıl Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’ne girdi. Ömer Faruk Toprak ile 9 Eylül 1042’de Yürüyüş Dergisi’ni çıkardılar. Bu dergide Orhan Kemal, Sait Faik, Cahit Irgat, A.Kadir, Nazım Hikmet (İbrahim Sabri) ile birlikte çalıştılar. 1943’te ilk kitabı "Yarenlik"i yayınladı. Şiirleri olağanüstü bir ilgi gördü. Ocak 1944’de "Sınıf" adlı şiir kitabı çıktı. Sıkıyönetim kararı ile toplatıldı. 1945’te Gün Dergisi çıktı. Bu dergide yazıları yayınlandı. Aziz Nesin’in Cumartesi Dergisine ortak oldu. Seçici kurulda çalıştı. 1946’da Esat Adil, Sabahattin Ali ve Aziz Nesin ile birlikte Gerçek Gazetesini çıkardılar. 1946 Ekim ayında Yığın Dergisi’ni Esat Adil ve Adil Yağcı
ile birlikte çıkardılar. Öğretmenliğe yeniden döndükten sonra Boğazlayan-Yozgat’a tayini çıktı. Hastalığı nedeniyle Validebağ Sanatoryumunda yattı. Şubat 1947’de Sabahattin Ali, Aziz Nesin ve Mim Uykusuz’un çıkardığı Marko Paşa kadrosuna girdi. Sık sık kapatılan bu derginin daha sonraları sorumlu müdürlüğünü üstlendi. Malum Paşa, Merhum Paşa, Hür Marko Paşa gibi dergilerin adı sık sık değişiyordu. 1950’li yıllarda Ilgaz, gazetecilik yapmaya başladı. Sakıncalı olduğundan gazeteler ve dergiler imzalarına pek yer vermediler.
1952-1960’da Tan Gazetesi’nde dizgici-musahhih ve röportaj yazarı olarak çalıştı. Turhan ve İlhan Selçuk’un çıkardığı Dolmuş Dergisi’ne "Stepne" takma adıyla yazılar yazdı. Hababam Sınıfı, Pijamalar(Bizim Koğuş), Don Kişot İstanbul’da bu dergide dizi olarak yayınlandı.Hababam Sınıfı’nı da isminin sakıncalı olması nedeniyle "Stepne" (Yedek Lastik) takma adıyla yazdı. Ocak 1953’te Devam adlı şiir kitabını çıkardı ve bu kitap da toplatıldı. Rıfat Ilgaz Demokrat İzmir, Akbaba, Vatan, Yeni Gün, Yeni Ulus gibi yayın organlarında ve
kimi edebiyat dergilerinde yazı yazdı. Sınıf Yayınları’nı kurdu ve kendi kitaplarını yayınlayabildi. 1970’te Basın Şeref Kartı’nı aldı. 1974’te emekli oldu. Doğum yeri olan Cide’ye yerleşti. 12 Eylül 1980 döneminde gözaltına alındı. 70 yaşında gerekçesiz sorguya çekildi ve gözaltında kaldı. Tutukluluğu sona erince İstanbul’da oğlu Aydın Ilgaz ile birlikte ölümüne kadar yaşamağa başladı. Bu olaylar "Kırk Yıl Önce Kırk Yıl Sonra" adlı kitabında anlatılır. Onu hepimiz Hababam Sınıfı’nın yazarı olarak bildik. Altmış kitabı olmasına rağmen onun şairliğini, romancılığını ve öykü yazarlığını unutmamamız gerekir. Rıfat Ilgaz 7 Temmuz 1993 günü öldü.

ESERLERİ

Şiir:
Yarenlik (1943), Sınıf (1944), Yaşadıkça (1948), Devam (1953), Üsküdar'da Sabah Oldu (1954), Soluk Soluğa (1962), Karakılçık (1969), Uzak Değil (1971), Güvercinim Uyur mu? (1974), Kulağımız Kirişte (1983), Bütün Şiirleri (1983), Ocak Katırı Alagöz (1987).

Hikaye:
Radarın Anahtarı (1957), Don Kişot İstanbul'da (1957), Kesmeli Bunları (1962), Nerde O Eski Usturalar (1962), Saksağanın Kuyruğu (1962), Şevket Ustanın Kedisi (1965), Geçmişe Mazi (1965), Garibin Horozu (1969), Altın Ekicisi (1972), Palavra (1972), Tuh Sana (1972), Hababam Sınıfı Baskında (1972), Hababam Sınıfı Uyanıyor (1972), Hababam Sınıfı Sınıfta Kaldı (1975), Rüşvetin Alamancası (1982), Çalış Osman Çiftlik Senin (1983), Sosyal Kadınlar Partisi (1983).

Roman:
Hababam Sınıfı (1957), Bizim Koğuş (1959), Karadenizin Kıyıcığında (1969), Meşrutiyet Kıraathanesi (1974), Karartma Geceleri (1974), Sarı Yazma (1976), Yıldız Karayel (1981), Hababam Sınıfı İcraatın İçinde (1987).

Oyun:
Hababam Sınıfı (1967), Karadenizin Kıyıcığında (1965), Hababam Sınıfı Sınıfta Kaldı (1971), Hababam Sınıfı Uyanıyor (1972), Hababam Sınıfı Baskında (1972).

Anı:
Yokuş Yukarı (1982), Kırk Yıl Önce, Kırk Yıl Sonra (1986).

Fıkra:
Nerde Kalmıştık (1984), Cart Curt (1984).

845
Biyografiler / Cahit Sıtkı Tarancı Biyografisi
« : 20 Temmuz 2011, 13:33:25 »
4 Ekim 1910 tarihinde Diyarbakır’da Camiikebir mahallesinde doğdu, 12 Ekim 1956 tarihinde Viyana (Avusturya)’da öldü. Asıl adı “Hüseyin Cahit” tir. İlkokulu Diyarbakır’da okudu. İstanbul’a Saint Joseph Lisesi’nde başladığı ortaöğrenimini Galatasaray Lisesi’nde tamamladı (1931). Sonra İstanbul’da Mülkiye Mektebi’nde (1931-1935) ve Yüksek Ticaret Okulu’nda okudu. Yüksek öğrenimini tamamlamak için Paris’te Sciences Politiques’te sürdürdü (1938-1940). Öğrenimi sırasında Paris Radyosu’nda Türkçe yayınlar spikerliği yaptı. Savaş sırasında kentin işgal edilmesi üzerine yurda döndü. 1944 yılından başlayarak Ankara’da Anadolu Ajansı, Toprak Mahsulleri Ofisi ve Çalışma Bakanlığı’nda çevirmen olarak çalıştı. 1954 yılında felç geçirdi, sağıtımı için -ürüldüğü Viyana’da yaşamı son buldu. Mezarı Ankara’dadır.
Hece ölçüsünün olanaklarını genişletti; içtenlik, yalınlık ve akıcı bir söyleyişin egemen olduğu; aşk, doğa sevgisi, geçmiş, ölüm, özlem, yalnızlık, yaşama sevinci gibi izleklerin işlendiği şiirlerinde şairanelikten ve şiirsellikten vazgeçmedi. Fransız şairlerinden, özellikle Baudelaire ve Verlaine’den etkilenmiştir..

846
Türkiyeden haberler / Otobüs TIR'a Çarptı!
« : 20 Temmuz 2011, 13:26:15 »
Adana'da bu sabah otoyolda meydana gelen kazada yolcu otobüsü önüde giden TIR'a çarptı, çok sayıda yaralı var.
Adana'da, TAG (Tarsus-Adana-Gaziantep) otoyolunda, yolcu otobüsünün park halindeki tıra çarpması sonucu, ilk belirlemelere göre 3'ü ağır, 20 kişi yaralandı...

Ceyhan ilçesinden Adana yönüne gelen Nurullah Akbalık yönetimindeki 65 NY 028 plakalı yolcu otobüsü, TAG otoyolunun Kürkcüler Mahallesi yakınlarında, yolun sağ tarafında park halinde bulunan ve sürücüsünün Hasan Yıldız olduğu belirtilen 64 LR 619 çekici ve 64 LL 042 dorse plakalı tıra çarptı.

Çarpma sırasında otobüste bulunan ve kimlikleri henüz belirlenemeyen, aralarında Irak uyrukluların da bulunduğu 20 civarında yolcu yaralandı.

Adana'daki çeşitli hastanelere kaldırılan yaralılardan 3'ünün durumunun ağır olduğu bildirildi.

Yolcu otobüsünün, Şırnak'ın Silopi ilçesinden aldığı yolcuları, İstanbul'a götürmek üzere yola çıktığı öğrenildi. (AA)

847
Türkiyeden haberler / Eşini Asitle Yakıp, Boğmak İstedi
« : 20 Temmuz 2011, 12:54:26 »
Balıkesir'de dehşet yaşandı.Aysel severek evlendiği eşi tarafından korkunç bir şiddete maruz kaldı.

Balıkesir'in Edremit ilçesinde yaşayan 29 yaşındaki Aysel Ulusu D, 6 yıl önce severek evlendiği eşi A. D. tarafından uygulanan şiddete maruz kaldığını iddia etti. Eşinin üzerine asit döktüğünü öne süren Aysel D. 'nin yüzünde ve vücudunun çeşitli yerlerinde yanıklar meydana gelirken gözünde de görme bozukluğu oluştu.

Ülkemizde yaşanan kadına yönelik şiddetin son mağduru Türkiye'nin en batısında bulunan Edremit ilçesinde yaşayan Aysel Ulusu D. oldu. Eşi A. D. ile 6 yıl önce severek evlenen Aysel, evliliğinin ilk yıllarından beri kıskançlık yüzünden sürekli şiddete maruz kaldığını iddia etti.

Aysel Ulusu D. son olarak eşinin kıskançlık baskılarından yılarak evden ayrılmak istedi, ancak o sırada eşi Aysel'i evin çıkış kapısında eter koklatarak bayılttığı ileri sürülen A. D. 'nin daha sonra mutfak dolabının üzerinden aldığı sıvı maddeyi üzerine döktüğü iddia edildi.

Üzerine dökülen sıvı ile vücudunun çeşitli yerleri ile yüzü yanıklar içinde kalan Aysel Ulusu D. hastaneye kaldırıldı. Eşini hastanelik ettiği iddia edilen kıskanç eş A. D. polis tarafından gözaltına alındı. Bir gece nezarethanede bekletilen A. D. 'nin ertesi gün serbest bırakıldığı belirtildi.

Eşinin uyguladığı şiddete maruz kalan Aysel Ulusu D. yaşadıklarını şöyle anlattı: "Kıskançlık yüzünden tartışmaya başladık, beni tehdit etti. Dizlerimden silahla vuracağını söyledi. Ben de korktum evden çıkmaya çalıştım. Ailemin evine gitmek üzere giyindim. Üzerimi giyindiğim sırada yatak odasında arkamdan geldi. Kokulu bir bezi burnuma dayadı ve beni boğmaya çalıştı. Bunlar yaşanırken oğlum da vardı 'Baba yapma' diye bağırmaya başladı. Bu arada ben yerde yarı baygın bir şekilde yatarken beni bırakıp mutfağa doğru koştu.

Beni bırakınca son çabayla kaçmak için dış kapıya doğru giderken onu mutfak tezgahının üzerinde ne olduğunu bilmediğim bir madde alırken gördüm. Dolabın en üstünden beyaz bir şişede sıva madde aldı . Tam dış kapının kolunu tuğumda beni saçımdan yakalayarak kendine doğru dayadı. Arkamdan saldırdı. O sıvıyı yüzüme, vücudumdan aşağıya her yerime döktü, son damlasına kadar.

Oğluna da döktü. Oğlum da beni kurtarmak için yanımda duruyordu, ona da döktü. Daha sonra beni bıraktı kendi kaçmaya başladı. Ben can havliyle kendimi apartmanın içine attım. Merdivenlerden aşağıya indiğimde zaten komşular kapıyı açmışlardı. Onların daire kapısı açıktı, onların evine attım kendimi. Daha önce eşim bana yüzüme bakılmayacak hal bırakmayacağını söylemişti. Beni arkamdan gelip kendi vücuduna dayadığı için eşimin vücudunda da yanıklar oluşmuş. Bu nedenle hastaneye gitmiş ve polise benim kendini yaktığımı ileri sürerek benden şikayetçi olmuş. Eşimden hep şiddet görüyordum. Çocuğum karnımda üç aylık hamileyken şiddetler başladı. Bu ayın 14'üne kadar devam etti. Tehditler, şiddetler kendime, çocuğuma, aileme yönelik. Her türlü şiddete maruz kaldım, kalıyorum da. Severek evlendim. 6 yıl evli kaldım. 5 yaşında bir çocuğum var. Çocuğumun psikolojisi bozuldu. Bana bile güvenmez oldu. Evden bile çıkmıyor. Kendisini babasına vereceğimden korkuyor. "

Eşinin serbest bırakılmasına bir anlam veremediğini de belirten Aysel Ulusu D, "Anlamıyorum. Anlamıyorum. Adam beni daha önce silahla tehdit etti. Evde silahlar var. Adam silahsız gezmez. Polis kelepçesi onda mevcut. Polis mermisi onda mevcut. Bütün tanıdığı polisler arkasındaymış. Bütün savcıların emniyetin arkasında olduğunu söylüyor. Ben de diyorum ki: benim arkamda kim var? Yok, mu bu ülkenin kadından sorumlu devlet bakanı? Yok, mu içişleri bakanlığı? Hani kadından sorumlu devlet bakanları tek tek herkesle ilgilenecekti? Ben bu adliye kapılarında daha ne kadar sürüneceğim bu halde?" diye sıkıntılarını dile getirdi.

Aysel Ulusu D. 'nin annesi Vecibe Ulusu kızının yaşadığı eziyeti anlatırken gözleri doldu. Anne Ulusu, "Altı yıldır sürekli biz bu adamla cebelleşiyoruz. Bu son olayı anlatayım. Bundan öncekiler çok yapıldı. Küfürler, dayaklar, olaylar. Çok af edersiniz kızımı kötü kadın olarak belirliyor. 'İşe gitmiyorsun sen namusunu satmaya gidiyorsun sen' diyor. Yani resmen kötü kadın muamelesi yapıyor. Kendisi çalışmıyor. Bir ekmeği evine getiremeyen bir kişi o kadar aciz ki. Kızımın bu olayı yaşadığı haberini bahçemizde aldık. Apar topar taksi tutup evine gittik. Kızım feci şekilde yerde bağırıp duruyor. Komşular başına üşüşmüş, kızımı soyunduramamışlar erkek olduğu için. Olduğu gibi duşa sokmuşlar yıkamışlar. Daha sonra ablası Aysel'i soyundurdu ancak iç çamaşırları vücuduna yapışmış çekerek kopardılar".

Aysel'in yaşadıklarını anlatan dayı Ali Salış ise şunları söyledi; "Senelerdir, yani gittiği günden beri çektiği şiddete hakaretlere şahit bir insanım. Biz bugün arkasında durduğumuz binanın önüne geldik. Buradaki insanlara güveniyoruz. Hakkımızda hayırlısı neyse bu insanların karar vereceğine eminiz. Bundan şüphe duymuyoruz. Yani bir olur, iki olur her zaman mı olur? Ama biz bu gün çok ümitli geldik. Şu anda önünde durduğumuz binadan, bu binanın içindeki insanlardan çok ümitliyiz. Adaletin tecelli edeceğinden eminiz. Şimdiye kadar kadına yönelik şiddet oldu. Bundan sonra da olmayacağı anlamına gelmiyor. Ama her zaman aynı şeyi söyleyeceğiz bu son olsun ama olmuyor. Bir insan kendini yakabilir mi? Bir insan kafasına kurşun sıkar, kendini atar da ama… Acı çekerek kendini yakamaz. Mümkün değil buna çocuklar bile inanmaz. Bunun 5 yaşındaki canından çok sevdiği oğlu evinden çıkamıyor. Kendine kıydın, hanımına kıydın, çocuğuna kıydın sen kendi eşine kötü bir kadınsın diyebilecek kadar karakterde bir insansın. Bir saat sonra yalvaran bir insansın. Bu insanın kişiliği bozuk, İki tane insan var. Çift kişilikli, çift karakterli bir insan bu. Böyle bir insanla uğraşıyoruz. Ama biz eminiz ki bu gün biz adaletin kapısına geldik, onun bizi koruyacağına, kollayacağına eminim. Şu ana kadar böyle oldu ama inşallah bundan sonra böyle olmaz azalır" dedi.

848
Türkiyeden haberler / Otobüste Maganda Dehşeti
« : 20 Temmuz 2011, 12:51:48 »
Minibüs sürücüleri otobüs sürücülerine saldırdı. Dehşet anları güvenlik kameralarına böyle yansıdı.
Afyonkarahisar'da, minibüs şoförleri ile halk otobüsü şoförleri arasında yaşanan kavgalar kameralara yansıdı. Turex firmasına ait otobüslerin içerisinde bulunan güvenlik kameralarının kaydettiği görüntülerde, minibüsçü olduğu iddia edilen şahıslar yolunu keserek durdurduğu otobüs sürücülerine şiddet uyguluyor. Öyle ki araçtan indirilen bazı otobüs sürücüleri öldüresiye dövülüyor.

Özel Halk Otobüsleri Yönetim Kurulu Başkanı Galip Şanlı, 3 yıl önce şehir içi taşımacılığına başlayan özel halk otobüslerinde yaşanan nahoş olayların görüntülerini basına dağıttı. Otobüs şoförlerinin darp edildiği anları gösteren görüntülerin dehşet verici olduğunu ifade eden Şanlı, şahıslar hakkında suç duyurusunda bulunduklarını söyledi.

Afyonkarahisar'da 3 yıl önce şehir içi taşımacılığına başlayan özel halk otobüslerinin kent merkezinde hizmet verdiğini anlatan Şanlı,"Yaklaşık 50 otobüs içerisinde bulunan güvenlik kameraları 24 saat kayıt yapıyor. Bu kameralar, otobüs şoförlerine yönelik saldırıları bir bir kaydediyor. Maalesef bu hizmet sürekli olarak engellenmeye çalışılıyor. Bu engellemelerin genellikle taciz, tehdit ve fiili saldırı olarak kendini gösteriyor. Bu durum başta Afyonkarahisarlı vatandaşlarımıza zarar veriyor. Olayların son bulması ve huzurlu bir çalışma ortamının sağlanması büyümeye yüz tutmuş ve hızla ilerleyen bir şehir olan Afyonkarahisar için oldukça önemli olduğunu düşünmekteyiz." diye konuştu.

Görüntülerde otobüs şoförlerine yönelik olarak minibüs şoförü olduğu iddia edilen şahısların fiili saldırıları yer alıyor. Otobüs içerisindeki yolculara aldırış etmeden şoförleri darp eden saldırganların rahat tavırları dikkat çekiyor. Bir görüntüde ise otobüsün önünü kesen şahıslar otobüs şoförünü aşağı indirerek darp ediyor. Ayrıca bir grup güzergahında ilerleyen otobüsü taş yağmuruna tutuyor. Bunun üzerine otobüs içerisindeki yolcuların paniklediği, kucağında çocuğu olan bir kadın ise çaresizliği görüntülere yansıyor

849
Kutlamalar / 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı
« : 20 Temmuz 2011, 12:35:28 »
20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı İzmir'de de düzenlenen törenle kutlandı.

850
Kutlamalar / 20 Temmuz
« : 20 Temmuz 2011, 12:17:11 »
Olaylar [değiştir]

1402 - Ankara Savaşı: Osmanlı İmparatorluğu sultanı Yıldırım Bayezid ile Büyük Timur İmparatorluğu sultanı Timur arasında, Ankara'nın Çubuk Ovası'nda yapılan savaş.
1871 - Britanya kolombiyası, Kanada federasyonuna katıldı.
1881 - Amerika Birleşik Devletleri ordularına karşı savaşan son Yerli kabile şefi olan Sioux kabilesi lideri Oturan Boğa teslim oldu.
1903 - Ford ilk arabasını üretti.
1916 - I. Dünya Savaşı: Rus askerleri Ermenistan'ın Gumiskhanek kentini ele geçirdi.
1921 - New York ile San Francisco arasında hava yolu ile posta servisi başladı.
1936 - Montrö Boğazlar Sözleşmesi imzalandı.
1940 - Danimarka, Birleşmiş Milletler'den ayrıldı.
1944 - II. Dünya Savaşı: Adolf Hitler'e, Alman ordusundan bir albayın (Claus von Stauffenberg) önderliğinde, başarısız olarak sona eren 20 Temmuz suikasti gerçekleştirildi.
1949 - İsrail ve Suriye, 19 ay süren savaşın ardından barış antlaşması imzaladı.
1951 - Ürdün Kralı I. Abdullah, Cuma namazı sırasında bir Filistinli tarafından öldürüldü.
1960 - Seylan'da (şimdiki Sri Lanka), Sirimavo Bandaranaike, dünyanın seçimle iş başına gelen ilk kadın başbakanı oldu.
1964 - Vietnam Savaşı: Vietkong askeri birlikleri Cai Be'ye saldırdı: 11 Güney Vietnam'lı askeri personel ile 30'u çocuk 40 sivili öldürdü.
1965 - Moskova'ya yaptığı ziyaretten dönen Başbakan Suat Hayri Ürgüplü, Sovyetler Birliği'nin Türkiye'ye ekonomik yardımda bulunacağını açıkladı.
1969 - Tarihte ilk kez insanlı bir uzay aracı Ay'a ulaştı. Apollo 11 Ay yüzeyine indi. Astronot Neil Armstrong Ay'a ilk ayak basan insan oldu.
1973 - Filistinli militanlar, Amsterdam'dan Japonya'ya giden Japon havayollarına ait bir yolcu uçağını kaçırarak Dubai'ye indirdiler.
1974 - Kıbrıs Harekâtı: Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Garanti Anlaşması'nın III. maddesine istinaden gerçekleştirdiği askerî harekâtın başlangıcı.
1976 - Viking-1, 11 ay süren yolculuktan sonra Mars'a kondu ve Dünya'ya fotoğraflar aktarmaya başladı.
1980 - Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, üye ülkelerin Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanımamaları gerektiğine 14-0 oyla karar verdi.
1984 - Penthouse dergisi çıplak fotoğraflarını yayımlayınca, Miss America yarışması yetkilileri, Vanessa Lynn Williams'tan tacını iade etmesini istedi.
1994 - Kuyruklu yıldız Shoemaker Levy 9'un parçaları Jüpiter'e çarptı.
1996 - İspanya: ETA bir havaalanına bomba attı: 35 kişi öldü.
2001 - Londra Borsası halka açıldı.
2002 - Lima'daki (Peru) bir diskotekte çıkan yangında 25 kişi öldü.
2005 - Kanada, aynı cinsler arasında evliliğe izin veren dördüncü ülke oldu.
2007- İsrail,Gazze Şeridi'nin Hamas'ın eline geçmesinin ardından Filistin Devlet Başkanı Mahmut Abbas'ı desteklemek amacıyla cezaevindeki FHKC liderlerinden Abdülrahim Malluh'un da yer aldığı 255 El Fetih yanlısı tutukluyu serbest bıraktı.
2009 - 2. Ergenekon davasında emekli orgeneraller Şener Eruygur ve Hurşit Tolon'un da aralarında bulunduğu 56 sanığın yargılanmasına başlandı. Kayıp yakınları ve İHD üyeleri sanıkların kayıplar ve faili meçhul cinayetlerle ilgili de yargılanmasını istedi.
2010- DİSK Kurucu Genel Başkanı Kemal Türkler'in öldürülmesine ilişkin dava yeniden başladı. Yargıtay'ın sanık Ünal Osmanağaoğlu hakkındaki beraat kararını bozmasının ardından başlayan dava 1 Aralık 2010'da zaman aşımı gerekçesiyle düşürüldü.
Doğumlar [değiştir]

1754 - Destutt de Tracy, ideoloji fikrinin öncü ismi, filozof (ö. 9 Mart1836)
1785 - II. Mahmut, 30. Osmanlı padişahı (ö. 1839)
1822 - Gregor Mendel, Avusturyalı bilim adamı ve rahip (ö. 6 Ocak 1884)
1847 - Max Liebermann, Alman ressam ve grafik sanatçısı (ö. 1935)
1864 - Erik Axel Karlfeldt, İsveçli şair (ö. 1931)
1873 - Alberto Santos-Dumont, Brezilyalı havacı (ö. 1932)
1890 - II. Georgios, Yunanistan Kralı (ö. 1 Nisan 1947)
1901 - Vehbi Koç, Türk sanayici ve iş adamı. (ö. 1996)
1919 - Edmund Hillary, Yeni Zelandalı dağcı ve kâşif (ö. 2008)
1925 - Frantz Fanon, Fransız düşünür (ö. 1961)
1933 - Cormac McCarthy, ABD'li yazar
1938 - Deniz Baykal, Türk avukat ve siyasetçi ve CHP eski genel başkanı
1938 - Natalie Wood, ABD'li sinema oyuncusu (ö. 1981)
1942 - Aysan Sümercan, Türk tiyatro ve sinema oyuncusu
1946 - Randal Kleiser, Amerikan film yapımcısı ve yönetmeni
1948 - Carlos Santana, Meksikalı müzisyen
1954 - Keith Scott, Kanadalı müzisyen
1957 - Donna Dixon, ABD'li oyuncu
1964 - Chris Cornell, ABD'li müzisyen, vokalist
1968 - Hami Mandıralı, Türk futbolcu
1969 - Josh Holloway, ABD'li oyuncu
1973 - Omar Epps, ABD'li aktör ve müzisyen
1975 - Yusuf Şimşek, Türk Milli Futbolcu
1975 - Ray Allen, ABD'li basketbolcu
1977 - Kiki Musampa, Kongo asıllı Hollandalı futbolcu
1978 - Willie Solomon, Amerikalı Basketbolcu
1979 - Miklós Fehér, Macar futbolcu
1980 - Gisele Bündchen, Brezilyalı model
1985 - Gökhan Çilingir, Türk sinema oyuncusu,söz yazarı
1988 - Zilan Odabaşı, Türk sinema oyuncusudur
1993 - Atınç Nukan, Türk futbolcu
1994 - Maia Shibutani, ABD'li buz patenci
Ölümler [değiştir]

1757 - Johann Christoph Pepusch, Alman besteci (d. 1667)
1816 - Gavrila Derjavin, Rus şair, devlet adamı (d. 1743)
1866 - Bernhard Riemann, Alman matematikçi (d. 1826)
1923 - Pancho Villa, Meksikalı devrimci, asi, general (d. 1878)
1926 - Feliks Dzerjinski, SSCB'de Bolşevik önder (d. 1877)
1927 - I. Ferdinand, Romanya kralı (d. 1865)
1937 - Guglielmo Marconi, İtalyan kaşif, Nobel Fizik Ödülü sahibi (d. 1874)
1944 - Ludwig Beck, Nazi Almanyası döneminde asker (d. 1880)
1945 - Paul Valéry, Fransız yazar, şair (d. 1871)
1951 - I. Abdullah, Ürdün kralı (d. 1882)
1955 - Kalust Sarkis Gülbenkyan, Ermeni asıllı Osmanlı Devleti vatandaşı işadamı (d. 1869)
1959 - Musahipzade Celal, Türk oyun yazarı (d. 1868)
1973 - Bruce Lee, Çin asıllı ABD'li aktör, dövüş sanatları eğitmeni (d. 1940)
1973 - Robert Smithson, ABD'li sanatçı (d. 1938)
1992 - Mahmut Türkmenoğlu, Türk siyasetçi (d. 1933)
1995 - Ernest Mandel, Belçikalı marksist teorisyen (d. 1923)
2006 - Gérard Oury, Fransız film yönetmeni, senarist (d. 1919)
2009 - Vedat Okyar, Eski Beşiktaş başkanı ve Beşiktaş kaptanı (d. 1945)

851
Tatlılar / Telli Baba Tatlısı Tarifi
« : 19 Temmuz 2011, 14:00:52 »

Malzemeler:
Yarım Paket Margarin
2 Çorba K. İrmik
2 Çorba K. Pudra Şekeri
1 Yumurta
4 Çorba K. Yoğurt
1 Paket Vanilya
1 Paket Kabartma Tozu
Aldığı Kadar Un



İç Harcı İçin:
Hindistan Cevizi
Fındık
Tel Kadayıf
Toz Tarçın

Şerbeti İçin:
2,5 Su B. Toz Şeker
2,5 Su B. Su
1 Dilim Limon

Hazırlanışı:
Oda sıcaklığındaki margarini elinizle eritin. Yanına yoğurdu koyun. Margarinin üzerine yumurtayı kırın. İrmiği, pudra şekerini, vanilyayı ve kabartma tozunu da dökün. Hepsini karıştırın. Alabildiği kadar yaklaşık 8-10 kaşık unu ilave edin. İyice yoğurun. Elde ettiğiniz hamuru cevizden biraz daha büyük bezelere ayırın.

Elinizle hafifçe açın.İç harcı hazırlarken; kadayıfı doğrayın. Karıştırma kabına alın. Üzerine hindistan cevizi, dövülmüş fındık ve toz tarçın koyup karıştırın. Açtığınız bezelerin içlerine harçtan koyun. Ağzını kapatın ve yuvarlayıp yağlanmış fırın tepsisine dizin. Üzerlerine yumurta sarısı sürün.

Daha sonra hepsinin üzerine parmağınızla delik açın. İçine bir parça kadayıf koyun. Önceden ısıtılmış 180 derecelik fırında pişirin. Şerbeti hazırlarken; şekeri, suyu ve limonu kaynatın. Şerbeti sıcakken dökün. Pişen tatlıları tepside yerinden oynatın. Böylece şerbetini daha iyi çeker.

Üzerini Bir tepsiyle kapatın

852
Tatlılar / DONDURMALI TİRAMİSU
« : 19 Temmuz 2011, 13:58:32 »
1 paket kedidili bisküvi
4 su b. süt
1 su b. toz şeker
1 çorba k. Söke un
1 çorba k. nişasta
1 yumurta sarısı
1 paket vanilya
1 paket labne peyniri(250 gr.)



ISLATMAK İÇİN:
1 çorba k. granül kahve
2 çorba k. toz şeker
1 su b. sıcak su

ÜZERİ İÇİN:
kaymaklı dondurma
kakao


HAZIRLANIŞI:
Sütü tencereye dökün. Şekeri, unu, nişastayı, yumurta sarısını ve vanilyayı ilave edin. Çırpma teliyle karıştırarak pişirin.

Kıvamı koyulaşıp göz göz olmaya başlayınca altını kapatın. Soğumaya bırakın. Soğuyunca labne peynirini ekleyin. Çırpıcı mikserle iyice karıştırın.

Kedidili bisküvileri servis edeceğiniz kaba dizin. Kahveyi, şekeri ve sıcak suyu karıştırın.

Kedidillerinin üzerine dökerek ıslatın. Muhallebisinde koyup spatulayla yayın.

Bir kat daha kedidili dizin. Yine ıslatın ve muhallebi yayın. 2 ya da 3 kat bisküviler bitene kadar işleme devam edin.

En üstüne muhallebi dökün. Kaymaklı dondurmadan kaşıkla yuvarlaklar çıkarın ve muhallebisi soğuyunca üzerine dondurmaları dizin.

Son olarak üzerine kakao serpin ve dolapta dinlendirin.

853
Tatlılar / Cevizli Dondurmalı Kadayıf Tatlısı
« : 19 Temmuz 2011, 13:55:53 »

Malzemeler :

250 Gr. Kafayıf
1 Su B. Ceviz
2 Çorba K. Tereyağı
1 Tatlı K. Tarçın
1 Su B. Toz Şeker

Kreması İçin:

1 Lt. Süt
1 Su B. Toz Şeker
3 Çorba K. Un
2 Çorba K. Nişasta
1 Yumurta Sarısı
1 Çorba K. Labne Peyniri
1 Paket Damla Sakızı

Üzeri İçin:

Çilek
Dondurma


Hazırlanışı

Kadayıfları doğruyoruz. Kreması için, tencereye, süt, un ve nişasta koyup ocağın üzerine koymadan çırpma teli ile karıştırıyoruz. Sonra ocağın üzerine alıp şekerin birazını ayırıp geri kalanı ilave ediyoruz.

Şekerin ayırdığımız kısmını damla sakızı ile ayrı bir yere alıp dövüyoruz ve kremaya ilave ediyoruz.

Pişmeye yakın yumurta sarısı ekliyoruz. Piştikten sonra labne peyniri koyup karıştırıyoruz. Doğranmış kadayıfı, tereyağı ile kavuruyoruz.

Şeker, kırılmış ceviz ve tarçın ekleyip iyice kavurduktan sonra altını kapatıyoruz. Tatlı kaselerinin tabanına kadayıf üzerine krema ve üzerine biraz daha kadayıf koyuyoruz.

Soğuduktan sonra üzerini dondurma ve çilek ile süsleyip servis ediyoruz.

854
Tatlılar / Altın Çilekli Tart
« : 19 Temmuz 2011, 13:53:26 »

Malzemeler :
3 Su B. Un
6 Çorba K. Toz Şeker
1 Yumurta
150 Gr. Margarin
1 Tatlı K. Vanilya
1 Çay K. Kabartma Tozu
1 Çorba K. Yoğurt
Kreması İçin:

2 Su B. Süt
1 Çay B. Toz Şeker
2 Çorba K. Un
1 Çorba K. Kakao
1 Yumurta Sarısı
1 Çorba K. Yumuşak Margarin
1 Çay B. Damla Çikolata
Üzeri İçin:

Altın Çilek

Hazırlanışı
Tart hamuru için, un, şeker, yumurta, margarin, vanilya, kabartma tozu ve yoğurdu karıştırma kabının içine alıp yoğuruyoruz.
Tart kalıplarını yağlıyoruz. Hamurdan parçalar kopartıp tart kalıplarının tabanına yayıyoruz.
Tart hamurlarını önceden ısıtılmış 180 derece fırında pişiriyoruz. Kreması için, süt, şeker, un, kakao ve yumurta sarısını tencerenin içine koyup orta ateşte koyu bir kıvam alana dek pişiriyoruz.
Piştikten sonra damla çikolatayı ve margarini kleyip karıştırıyoruz. Pişen tart hamurlarını kalıplarından çıkartıp servis tabağına alıyoruz.
Kremayı şanti torbasına koyup tartların üzerine sıkıyoruz. Üzerini ayıklanmış altın çilek ile süsleyip servis ediyoruz.

855
Bir türküm olsun, ağıtlar yakan
Bir sözüm olsun, destanlar yazan
Bir gülüm olsun, solmadan dursun
Hiç kırılmasın, koparılmasın

Bitanem deli gibi severim seni ben
Özüm gibi severim seni ben
Bu canıma can ederim inan bitanem
Bu başıma taç ederim inan bitanem

Bir yarim olsun, kalbimden vursun
Bir oğlum olsun, adı can olsun
Bir gecem olsun, seninle olan
Ömrümü yanına bırakan kalan

Bitanem deli gibi severim seni ben
Özüm gibi severim seni ben
Bu canıma can ederim inan bi tanem
Bu başıma taç ederim inan bi tanem


856
Denizde kararti var bu gelen kayik midur
Ben ozledum yarumi ağlasam ayip midur

Oy dumanlar dumanlar hep dağlari sardunuz
Yureğumun derdini bilsenuz ağlardunuz

Karardi Karadeniz taşti bu yana taşti
Haber verun yarume gyozlerum doldi taşti

Gemi mil ilen olur sevda dil ilen olur
Guzeller çok var ama meyil birine olur

857
gözleri varya elleri sımsıcak hani ya derinden vurur beni ya ömrümü adarım yoluna
isterim ben seni kalbimde derin yazılı yeri gözleri beni bitirir ah be senden gidemedim

Sorun Also:

bende sevmiştim oysa bende sevmiştim
kalbe darbe vurdu önce hayallerimi yitirdim
harbe sürdü kelimelerim harpaç oldum harbiden
gittin ya helal olsun ızdırabı çeken benim

severdi oysaki gözleriyle gerçekten
büyülemişti hayatımı hasret nedir bilmezdim
özlemezdim bende maviydi hayallerim
artık anlamı yok bunların ben sensiz neyleyim

gazabı çok büyük aşkının ve nefretinin
akarsular dururdu meleğiydi maabedimin
gözlerime bak ve olmadığını sende söyle haydi
göster nefretini sonkez olsun bitti de

bende anlarım ozaman hayallerimin sahteliğini
keşke farklı olsa silebilsem geçmişimi
artık istemiyorum sensiz bu göz yaşla doldu
çaresiz haykırışların cefaların ortasında

allahım sen yardım et korkar oldum gölgelerden
tıpkı sen gibi aynı ölüm öncesi sessizlik
şimdi ise yalnızlığın acı sonuyla yüzleştim
ölmek istedim ve sonra kendi canıma kastettim.

Tripkolic:

Sevgilim nerde ah bu gönül ölür be
hasreti yakar derinde seninle kalbim mahşerde
sorardım kendime istemem ben diye
ve sende kalbime vazgeçermi yürekte

bıkmadım beklerim sen dön yine severim
seninle ölen kalbe seninle söz verdim
son nefessin sen severdi yürekte en derinden
mutluluk ellerinden dön bebeğim nerdesin sen

Kiproo :

ellerim ellerinden ayrıLırsa sevgiLi
yarın denilen günLer oLmucak belKi
beni bırakıp gittinya çaresizim şimdi
ne bugün ne yarın güneş doğmucak sanki

kaLbe düşen ilk cemrem dudaktaki gizLi hecem
sen oLmassan yanımdayaşayamazki bu beden
fırtınaLar kopuyo baq savruLuyoruz işte
ayrıLık dayandı kapıya sebebi yokken

bugünLerim şimdi mutsuz yarınLar umutsuz
dilimde tek bi hece söyLüyorum şuğursuz
sensiz öLmek istemezdim hicbizaman asLa
ama kaybettim kendimi bıraktım boşLuğa

şimdi intiharmı etmeLi veya üzüLmeLi
ikiLemLer içindeyim Yardım et be sevgiLi
geriye dönmüceksin ama unutmadım geçmişi
bugünde bekLedim seni geLirsin belKİ

imkansız oLan bişey varsa seni unutmaktı
seviyorum dediğin söz kaLbe kazındı
yeni bi sayfa açaLım hadi unut oLanLarı
yaLanda oLsa oyna mutLu ve mesutLarı

Tripkolic:

gözleri varya elleri sımsıcak hani ya derinden vurur beni ya ömrümü adarım yoluna
isterim ben seni kalbimde derin yazılı yeri gözleri beni bitirir ah be senden gidemedim

Rasas Alvin :

Cok uzaktasın sen Sesımı duymazsın belki
bende sana uzagım ondandır ya hasretim
uzun zaman oLdu bak özLüorumm sevgiLim
sensizLik koLay degiL acısını dindiremedim

Anlamsız olan hersey benı buldu bnimle
kokun dolaşırdı tenımde akıldasın gecemde
anlatamazdım güsel gözlerini denizleree
hep parlardı böyle yıLdızım gökyüzündeee

Zaman saatleriyle yakın oldu ölüm kadar
Kaderin prangasıı koptu gitti buraya kadar
aartık tükendi bu kalp uzak durun parcalar
müdaafa etmeyinn ve bırakın uzun yol var

eskidendi yalanlarım halimi biLirmisin
herşey zulüm oLuyo vardı benımde ümidim
hissederim yoklugunu bitmeyen bi senfoni
Allahım yardım eder unutturur belki sana beni

gönLümün yarısı yok mahşere kadar acı
ömrümden caldıqın gunlerin bedeli yasaklı
bana düşman dedın sanki sen çok vefaLııı
tamam anladım senı sevmekmiş gunahımm

Tripkolic:

gözleri varya elleri sımsıcak hani ya derinden vurur beni ya ömrümü adarım yoluna
isterim ben seni kalbimde derin yazılı yeri gözleri beni bitirir ah be senden gidemedim

858
Türkiyeden haberler / Yolcu Otobüsü Devrildi
« : 19 Temmuz 2011, 13:37:12 »
Erzurum'un Aşkale ilçesi yakınlarında bir yolcu otobüsünün yan yattığı ve çok sayıda kişinin yaralandığı bildirildi.
İran'dan İstanbul'a gitmekte olan yolcu otobüsü, Erzurum ile Erzincan arasında karşı şeride geçerek bariyerlere çarptı ve yan yattı.

Rampa inerken aşırı hız ve dikkatsizlik sonucu meydana gelen kazada, otobüste bulunan Gürbulak'ta görevli Türk Emniyet Amiri Aydın Güzel ile birlikte ikisi kadın üç İranlı öldü, 15 kişi de yaralandı.

Trafik kazası, bugün saat 07. 00 sıralarında Erzurum- Erzincan karayoyulunun 78'inci kilometresinde meydana geldi. Erzurum'dan İstanbul'a gitmekte olan IRAN 35 A 55510 plakalı otobüs, Aşkale- Tercan arasındaki Kör Tünele geldiğinde şerit değiştirerek karşı yola geçti.

Rampa aşağı hızını kesemeyen sürücü Muhammed Ali Dares yönetimindeki otobüs, yolun solundaki bariyerlere çarparak devrildi. Fırat'ın kolu Karasu'ya düşmekten bariyer sayesinde kurtulan otobüste can pazarı yaşandı.

TAYİNİ ÇIKAN EMNİYET AMİRİ, İRAN OTOBÜSÜNDE CAN VERDİ

Kazada ilk belirlemelere göre, Gürbulak Sınır kapısındaki Pasaport Şubede görevli Emniyet Amiri Aydın Güzel ile birlikte sürücü Muhammed Ali Dares, Adene Puth Abedi ile bir kadın yolcu öldü. Emniyet Amiri Aydın Güzel'in eşi ve çocuklarının Aydın'da olduğu, izine ayrıldığı için otobüse Gürbulak Sınır Kapısından bindiği belirtildi.

Evli ve iki erkek çocuk babası olan Güzel'in Bolu'ya tayini çıktığı, ev tutmak için gittiği bildirildi. Yaralanan 15 kişi ise Aşkale'den gelen ambulanslarla Erzurum'daki hastanelere kaldırıldı. Otobüsteki eşyaların büyük bir bölümü Karasu'ya döküldü. Sivil Savunma Birlikleri Karasu nehrinde ve çevrede arama- tarama yaptı.

Kazayla ilgili soruşturma sürdürülüyor. İranlı bir başka otobüs şoförü Asker Şekerzade, İran'dan İstanbul'a gezi amaçlı gittiklerini ve yolun yağmur nedeniyle kayganlaştığını bildirdi. Şekerzade, "Benim otobüsüm öndeydi. O arkadan geliyordu. Virajı aldık, bir süre sonra otobüsün gelmediğini görünce geri döndüm ve kazanın olduğunu gördüm. Her kes bir tarafa saçılmıştı. Yaralılar, ölüler dağılmıştı. Ortalık kan gölüne dönmüştü" diye konuştu.

859
Türkiyeden haberler / Mahalleli PKK'lı Grubu Kovaladı
« : 19 Temmuz 2011, 13:35:11 »
Zeytinburnu'nda mahalleli, yasadışı gösteri yapan grubu kovaladı.
Zeytinburnu'nda yasa dışı gösteri yapıp PKK lehine slogan attıkları iddia edilen bir grup, çevredeki işyeri, bankalar ve araçlara zarar verince mahallelinin tepkisiyle karşılaştı.

Mahalleli, araçlarına zarar veren grubu ara sokaklara kadar kovaladı. Kaçanlardan birisi ise mahalleli tarafından yakalanacağını anlayınca bir lokale sığındı. Mahalleli tarafından dövülmek istenen şahıs, çevik kuvvet polisinin koruması altında polis merkezine götürüldü.

Korsan gösteri yapmak isteyen ve terör örgütü PKK lehine slogan attıkları iddia edilen yüzleri maskeli 15- 20 kişilik grup, saat 22. 30 sıralarında Zeytinburnu 58 Bulvar ve Veliefendi Mahallesi'nde bulunan bazı işyeri, banka ve araçlara zarar verdi.

İşyeri ve araçlarının zarar gördüğünü gören mahalle halkı ise, evlerinden aşağıya inerek gruba tepki gösterdi. Mahalleli ile grup karşı karşıya gelince gerginlik yaşandı. Mahalleli, ara sokaklarda grubu kovalamaya başladı. Yaşanan kovalamacada 18 yaşından küçük olduğu öğrenilen bir çocuk, kalabalığın arasında kaldı. Çocuk, Veliefendi Mahallesi 77/5 Sokak üzerinde bulunan Bigalılar Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği'ne sığındı. Derneğin önünde bekleyen yaklaşık 100 mahalleli, çocuğun kendilerine verilmesini istedi. Dernek önünden ayrılmayan mahalleli önce slogan attı, ardından da tekbir getirip İstiklal Marşını okudu.

Zaman zaman gergin anların yaşandığı sokağa çok sayıda çevik kuvvet polisi sevk edildi. Polisler ile kalabalık arasında da ara ara gerginlik yaşandı. Sokağın iki girişine barikat kuran polisler, yoğun güvenlik önlemleri altında çocuğu binadan çıkardı.

Çevik kuvvet otobüsüne bindirilen çocuk, polis merkezine götürüldü.

Vatandaşlar, çocuğun polis merkezine götürülmesinin ardından evlerine dağıldı.

860
Türkiyeden haberler / Jandarma'dan "13 Şehit" Açıklaması
« : 19 Temmuz 2011, 13:33:22 »
Jandarma Genel Komutanlığı, basında çıkan iddialarla ilgili yazılı bir açıklama yaptı

Jandarma Genel Komutanlığı, doğu ve güneydoğu bölgesine yapılacak general atamalarına ilişkin hazırlıkların, Genelkurmay Başkanlığı tarafından planlandığını ve Yüksek Askeri Şuranın onayını müteakip gerçekleştirileceğini bildirdi.

Jandarma Genel Komutanlığından yapılan açıklamada, dün bazı basın yayın organlarında, ''Güney-Doğu'ya yıldız yağmuru'' veya ''YAŞ'ta terör ayarı'' gibi başlıklar altında haberlerin yayınlandığı, haberlerde ''Genelkurmayın, Yüksek Askeri Şura ardından, Güneydoğu'ya, terörle mücadelede başarılı, sicili yüksek, ilk sıralarda terfi etmiş generalleri göndermeyi planladığı; söz konusu planlamanın arkasında, Jandarma Genel Komutanı'nın şahsi çalışmalarının ve Genelkurmaya aktardığı önerilerinin olduğu, ayrıca, Diyarbakır'daki terörist saldırısı sonrasında bölgede denetimlerde bulunan Jandarma Genel Komutanı'nın, saldırıyla ilgili Van Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığından ayrıntılı rapor istediği'' iddialarına yer verildiği belirtildi.

Söz konusu haberlerin gerçeği yansıtmadığı kaydedilen açıklamada, ''Bölgeye yapılacak general atamalarına ait hazırlıklar, Genelkurmay Başkanlığı tarafından planlanmakta ve Yüksek Askeri Şuranın onayını müteakip gerçekleştirilmektedir. Diyarbakır'daki terörist saldırısı sonrası, Genelkurmay Başkanlığı tarafından, bölgeye bir idari tahkikat heyeti gönderilmiştir. Ayrıntılı rapor, söz konusu heyet tarafından hazırlanacaktır'' denildi.

861
Kutlamalar / 19 Temmuz
« : 19 Temmuz 2011, 13:28:36 »
Olaylar [değiştir]

1799 - MÖ 2. yüzyıla ait Rosetta taşı keşfedildi.Bu taş hiyeroglifin çözülmesi için anahtar oldu.
1870 - Fransa, Prusya'ya savaş ilan etti.
1907 - Fenerbahçe Spor Kulübü kuruldu
1912 - Yaklaşık 190 kg ağırlığında bir meteor, Navajo County-Arizona semalarında infilak etti ve parçalar kentin üzerine yağdı.
1933 - Denizli-Çivril'deki 5.7 büyüklüğündeki depremde 20 kişi öldü.
1940 - II. Dünya Savaşı: İtalyan hafif kruvazörü battı: 121 kişi öldü.
1948 - Millet Partisi kuruldu.
1954 - Elvis Presley, ilk albümü That's All Right Mama'yı çıkardı.
1967 - Boeing 727 tipi bir yolcu uçağı ile bir Cessna-310, Hendersonville, Kuzey Karolina üzerinde havada çarpıştı: 82 kişi öldü.
1979 - Sandinista gerillaları, Nikaragua'daki ABD destekli Somoza hükümetini devirdi.
1980 - 1980 Yaz Olimpiyatları, Moskova'da başladı. Sovyetlerin Afganistan'ı işgalini protesto eden pek çok ülke olimpiyatlara katılmadı.
1985 - İtalya'da Val di Stava barajı çöktü: 268 kişi öldü.
1987 - Mehmet Terzi, San Francisco Maratonu'nu kazandı.
1989 - DC-10 tipi bir ABD yolcu uçağı Sioux City-Iowa'ya acil iniş yaptığı sırada düştü: 296 yolcudan 112'si öldü.
1990 - New York Federal Mahkemesi, Karun Hazinesinin Türkiye'ye iadesi için açılan davada Türkiye lehine karar verdi. Metropolitan Museum of Art yetkililerinin 363 parçalık hazineyi Türkiye'ye iade etmek istemesi üzerine anlaşmaya varıldı ve hazine Ekim 1993'te Ankara'ya getirildi.
1991 - ABD Başkanı George Bush, resmi bir ziyaret için Türkiye'ye geldi.
1993 - Van'ın Bahçesaray ilçesi Sündüz Yaylası'na saldıran teröristler, 15 çocuk ile 9 kadını öldürdü.
1993 - İSKİ Genel Müdürü Ergun Göknel, yolsuzluk iddiasıyla görevden alındı.
1996 - 1996 Yaz Olimpiyatları, Atlanta-Georgia'da başladı.
2002 - Eski Anayasa Mahkemesi Başkanı Yekta Güngör Özden, Cumhuriyetçi Demokrasi Partisi'ni (CDP) kurdu.
2009 - Türkiye'de Tüm Lokanta , Meyhane vb. kapalı alanlarda sigara yasağı uygulaması başladı.
Doğumlar [değiştir]

1814 - Samuel Colt, ABD'li silah üreticisi (ö. 1862)
1834 - Edgar Degas, Fransız empresyonist ressam ve heykeltraş
1893 - Vladimir Mayakovsky, Rus şair (ö. 1930)
1896 - A.J. Cronin, İskoç romancı (ö. 1981)
1898 - Herbert Marcuse, Alman filozof (ö. 1979)
1900 - Arno Breker, Alman heykeltıraş (ö. 1991)
1924 - Pat Hingle, ABD'li aktör (ö. 2009)
1908 - Ernest Buckler, Kanadalı roman ve öykü yazarı (ö. 1984)
1936 - Norman Manea, Romanya'lı yazar ve entelektüel
1939 - Ferdi Merter, Türk Tiyatro, sinema oyuncusu, yazar, yönetmen
1943 - Han Sai Por, Singapurlu heykeltıraş
1947 - Brian May, İngiliz müzisyen (Queen grubu)
1948 - Argentina Menis, Rumen atlet
1953 - René Houseman, Arjantinli eski futbolcu
1960 - Atom Egoyan, Ermeni asıllı Kanadalı film yönetmeni
1961 - Hideo Nakata, Japon film yönetmeni
1968 - Pavel Kuka, eski Çek futbolcu
1968 - Robb Flynn, ABD'li gitarist
1970 - Raşed El-Maced, Suudi sanatçı, müzisyen ve müzik prodüktörü
1971 - Vitaliy Kliçko, Ukrayna'lı dünya ağırsiklet boks şampiyonu
1973 - Aílton Gonçalves da Silva, Brezilyalı futbolcu
1976 - Eric Prydz, İsveçli DJ ve prodüktör
1978 - Niki Gudex, Avustralyalı profesyonel dağ bisikletçisi
1980 - Xavier Malisse, Belçikalı tenis oyuncusu
1980 - Ceki Benşuşe, Yahudi asıllı Türk gitarist
1982 - Jared Padalecki, ABD'li aktör
1983 - Vjekoslav Tomić, Hırvat futbolcu (kaleci)
1991 - Eray İşcan, Türk futbolcu
Ölümler [değiştir]

1374 - Francesco Petrarca, İtalyan şair (d. 1304)
1543 - Mary Boleyn, ünlü Boleyn ailesinin kızlarından biri (d. 1499)
1838 - Pierre Louis Dulong, Fransız fizikçi (d. 1785)
1850 - Margaret Fuller, Amerikalı gazeteci, kadın hakları savunucusu (d. 1810)
1873 - Samuel Wilberforce, İngiltere Kilisesi'nde İngiliz piskoposu (d. 1805)
1929 - Fausto Zonaro, İtalyan ressam (d. 1854)
1935 - Şükrü Aydındağ, (d. 1883)
1943 - Yekaterina Budanova, Sovyet pilot (d. 1916)
1947 - Aung San, Birmanyalı milliyetçi önder (d. 1915)
1965 - Syngman Rhee, Güney Kore'nin ilk cumhurbaşkanı (d. 1875)
1966 - Suphi Ziya Özbekkan, Türk besteci
1980 - Nihat Erim, Türkiye Cumhuriyeti başbakanı (suikast) (d. 1912)
1990 - Zeyyat Mandalinci, Türk siyasetçi (d. 1915)
2004 - Zenko Suzuki, Japonya başbakanı (d. 1911)
2006 - Jack Warden, ABD'li aktör (d. 1920)
2009 - Frank McCourt, İrlanda asıllı ABD'li Pulitzer Ödüllü yazar (d. 1930)

862
Biyografiler / Nur Aysan kimdir? hayatı,biyografisi,resimleri
« : 15 Temmuz 2011, 10:44:32 »

Aşk-ı Memnu'daki Peyker karakteriyle tanınan Almanya doğumlu Rizeli Türk aktris.

Nur Aysan, Rize kökenli ve Sinan Fatma Fettahoğlu'nun çift 3. kız, 4. kardeş olarak 12 Kasım 1980 Duisburg'da doğdu. Bir Akrep olduğunu biliyoruz. Kardeşleri Remziye, Selvinaz ve Muhammed Mustafa'dan sonra 4. çocuk.

Beşiktaş Lisesi'nde (şimdiki adıyla Beşiktaş Anadolu Lisesi) lise eğitimini tamamladıktan sonra çalışmaya başladı. Çeşitli bankalarda görev aldıktan sonra, Sky Türk'te borsa spikerliği yapmaya başladı. O sırada tanıştığı, şimdiki eşi Murat Aysan'ın etkisiyle eğitime devam etmeye karar verdi ve hala daha Haliç Üniversitesi'nde Moda Tasarımı okumakta.

Nur, oyunculuğa Benden Baba Olmaz ile başladı, ardından Gönül Salıncağı'nda rol aldı ve Aşk-ı Memnu'daki Peyker rolüyle de yıldızı parladı. Ayrıca Atasay, Luna gibi firmaların reklam filmlerinde oynamışlığı vardır.


Doğum Tarihi : 12.11.1980

Doğum Yeri: Duisburg Almanya

Boy : 169cm

Kilo : 51

Göz Rengi : mavi

Saç Rengi : kumral

Spor : yüzme,voleybol, fitness

Yabancı Dil : ingilizce

Eğitim : DİALOG-DRAMA DERSİ


Filmografi : 2008 Aşkı Memnu Peyker ,2007 Benden Baba Olmaz Tülay ,2007 Gönül Salıncağı

En Sevdiği Şarkılarezen Aksu Küçücüğüm,Fikret Kızılok Gönül ve Lara Fabian Ja Tai'me

En Sevdiği Diziler: Aşk-ı Memnu ,Canım Ailem, Elveda Rumeli

En Sevdiği Parfümler:Kenzo ''amor'' ve calvin kleın ''euphoria''

Beğendiği Oyuncular: Yıldız Kenter,Uğur Yücel,Metin Akpınar,Şener Şen

İnsanlarda Sevmediği Özellik:Yalan Söylemeleri

Görmek İstediği Ülkeler:Umman,Bora Bora,Mısır


-Sky Türkt borsa spikerliği yapmaktaydı.

-2008 Ağustos ayında Murat Aysan ile dünya evine girdi.

-Haliç Üniversitesi'nde Moda Tasarımı eğitimi alıyor

-Ailenin 4.Çocuğudur ayrıca / 5 kardeşler.

-Aslen nereli:' Aslında çok karışık anne baba İstanbul ama kütük Rize 'de.Annemler arnavutluktan göçüp rize ye yerleşmişler babamlar da Girit ten göçüp rize'ye gelmişler ordan İstanbul.Ben almanya da doğdum.3 yaşımdan sonra İstanbul'a döndük.Ama şu anda eşimin kütüğündeyim yani İstanbul luyum.'

-Aşk-ı Memnu dizisinde kendi sesini kullanmaktadır...

-Şuanda Emre Kınay'ın açtığı oyunculuk kursunda Esra Akkya'dan oyunculuk dersi almaktadır.

-Akrep burcudur kendileri.

-En yakın zamanda dizide olduğu gibi bir bebek sahibi olma isteğini her fırsatta dile getiriyor.

-Kitaplarda gerilim&korku en son terciğidir.

-Özel Günler haricinde makyaj yapmayı sevmiyor.





863
Biyografiler / (Beren Saat Kimdir? - Beren Saat Hakkında)
« : 15 Temmuz 2011, 10:35:45 »
Beren saat 26 şubat 1984 Ankara'da doğdu. Liseden mezun olduktan sonra İngilizce ve İspanyolca dillerine ağırlık verdi. Halen Başkent Üniversitesi'nde öğrenim görmektedir.
Dans etmek, resim yapmak, tenis oynamak ve sinemaya gitmek hobileri arasındadır.

Dizi ve Filmleri
Aşka Sürgün (2005) Zilan
Aşkımızda ölüm var (2004)
Hatırla sevgili (2006) Yasemin
Meraklısına...
DOĞUM TARİHİ: 26.02.1984
DOĞUM YERİ: ANKARA
YABANCI DİL: İNGİLİZCE, İSPANYOLCA
BOY/KİLO:1.67/50
OKUDUĞU OKUL: BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ
HOBİLERİ: DANS ETMEK, RESİM YAPMAK, TENİS OYNAMAK, SİNEMAYA GİTMEK
SEVDİĞİ DİZİLER: ASMALI KONAK, BİR İSTANBUL MASALI, LİSE DEFTERİ, SEX& THE CITY, ALLY MC BEAL, TATLI HAYAT
SAÇ/GÖZ RENGİ: KUMRAL/YEŞİL
SEVDİĞİ OYUNCULAR: MEL GIBSON, JULIA ROBERTS, FİLİZ AKIN, EMRE ELTUĞ, HALUK BİLGİNER, HALDUN DORMEN, FATMA GİRİK
EN ÇOK SEVDİĞİ RENK: MOR
KENDİSİYLE İLGİLİ İTİRAF ETTİĞİ ÖZELLİKLERE:ÖNYARGILI VE TİTİZ OLMASIYMIŞ
ADININ ANLAMI: PAMUK GİBİ BEYAZ VE YUMUŞAK
KENDİSİNDEN 5 YAŞ BÜYÜK CEM ADINDA BİR ABİSİ VARMIŞ
KÖPEĞİNİN ADI BİTTER
RAHAT GİYİNMEYİ SEVİYOR
TAKI KULLANAMAYI ÇOK SEVDİĞİNİ RENKLİ VE BÜYÜK OBJELERDEN HOŞALNADIĞINI SÖYLÜYOR
ANNESİ ANKARA KOCATEPE MİMAR KEMAL LİSESİNDEN EMEKLİ ÖĞRETMEN


Kaynak: http://www.msxlabs.org/forum/sinema-tr/50174-beren-saat-beren-saat-kimdir-beren-saat-hakkinda.html#ixzz1SA3C5CYD


864
Türkiyeden haberler / Şekere Zam
« : 15 Temmuz 2011, 10:28:03 »
Şeker fiyatları, bugünden geçerli olmak üzere yaklaşık yüzde 8 zamlandı.

Şeker fiyatları, bugünden geçerli olmak üzere yaklaşık yüzde 8 zamlandı.

Türkiye Şeker Fabrikaları A. Ş, 25 şeker fabrikasına bugünden geçerli olmak üzere kristal ve küp şeker satış fiyatlarının yeniden belirlendiğini duyurdu.

Yeni fiyat tarifesine göre, şeker satış fiyatları yaklaşık yüzde 8 artırıldı.

Buna göre, 1, 82 lira olan kristal şekerin kilosu Kdv hariç 1, 97 liraya çıktı. Küp şekerin kilo fiyatı ise Kdv hariç 2, 26 liradan 2, 44 liraya yükseldi.

865
Türkiyeden haberler / İçişleri Bakanı'ndan Sert Açıklama
« : 15 Temmuz 2011, 10:06:00 »
İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin 13 askerin şehit olduğu Diyarbakır'ın Silvan terör saldırısının ardından bölgeye gitti.

İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, 13 askerin şehit olduğu Diyarbakır'ın Silvan terör saldırısının ardından bölgeye gitti.

Şahin havalimanında yaptığı açıklamada operasyonların devam ettiğini ifade ederken, Türkiye'nin özgürlüklerin alabildiğince yaşandığı bir ülke olduğunu belirterek, "Herkesin aklını başına alması gerekiyor. Bu ülke özgürlüklerin alabildiğince var olduğu ve doya doya yaşandığı bir ülke. Var olan özgürlüklerin varlığını itiraf edecek kadar beyni aklı özgürlükten yoksun olan bir takım insanlar var. Bu gerçekle karşı karşıyayız" dedi.

Şahin Diyarbakır'a hareketi öncesinde Esenboğa Havalimanı'nda basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Bölgedeki son duruma ilişkin şehit sayısında bir artış olmadığını ve operasyonların devam ettiğini söyleyen Şahin "Türkiye'de şehitlerimizin varlığı ayrı bir konu. Şehitlerimizin cenazesinin kaldırılması ayrı bir konu. Hayat durmuyor mücadele de bitmiyor. Maalesef bağırlarına taş basarak acılarını üzüntülerini yüreklerine akıtarak güvenlik güçlerimizin askerimizin nöbet başında olanları görev başında olanları çalışmalarını devam ettiriyor, ettirecekler. Yani bunun aksini düşünmek mümkün değil" dedi. Şahin şöyle devam etti:

"Burası Türkiye burası sıradan bir ülke değil. Bu millet de sıradan bir millet değil. İçinden veya dışından kim olursa olsun yani bu gemiyi bu yeryüzünde yürümekten alıkoyacak bir güç yok olamaz. Tabi ki bir taraftan şehitlerimizin cenazesini inançlarımıza törelerimize uygun bir şekilde acımızla ama onurumuzla onlara saygıyla rahmet dileklerimizle ve niyazımızla kaldıracağız. Ama diğer taraftan da aynı anda çalışmalar her türlü devam edecek. Bir tarafta bu ülkenin şantiyeleri çalışacak, bir tarafta bu ülkenin güvenlik yönünden bu sıkıntılı hale getirilmeye çalışılan noktalarında da mücadele devam edecek ve etmektedir şu anda aralıksız devam etmektedir. "

-YANGININ SEBEBİ CANLARI GERİ GETİRMEYECEK-

Şahin askerlerin yanarak can vermesine sebep olan yangının çıkış nedenine ilişkin bazı iddiaların ortaya atılmasının hatırlatılması üzerine ise yangının sebebinin her şey olmuş olabileceğini kaydetti. "Yangın çıkmıştır, yangının sebepleri şu anda çıkmış olan yangını geri getirecek değildir. Yanan ağaçlar orada kaybolan canları geri getirecek değil" diyen Şahin şunları söyledi:

"Sebebi bellidir. Üç beş tane sebebi vardır. Yani yangın ya ateşle çıkar, ya bombayla çıkar ya roketle çıkar ya benzinle çıkar. Çıkar yani netice itibariyle yanmıştır, yakılmıştır. Yani sebebini araştırmak, sebebini söylemek bir şey ifade etmiyor şu anda. "

-BEYNİ ÖZGÜRLÜKTEN YOKSUN OLANLAR VAR-

Basın mensuplarının "Bir mesajınız var mı?" yönündeki sorusuna da yanıt veren Şahin özgürlüklere vurgu yaparak "Herkesin aklını başına alması gerekiyor. Bu ülke özgürlüklerin alabildiğince var olduğu ve doya doya yaşandığı bir ülke. O kadar ki özgürlükleri sonuna kadar yaşayıp bu ülkede hala özgürlük yok diyecek kadar özgürlüklerin yaşandığı bir ülke. Galiba bir eksiklik var. Var olan özgürlüklerin varlığını itiraf edecek kadar beyni aklı özgürlükten yoksun olan bir takım insanlar var. Bu gerçekle karşı karşıyayız" diye konuştu. Saldırının TBMM'deki uzlaşma arayışlarının sonuçsuz kalmasının hemen ardından yaşanması konusunda ise Şahin'in değerlendirmesi "Yani her olayın olduğu anda başka gelişmeler vardır. Dolayısıyla hayatta bir tek olay olmuyor. Bir tek gelişme olmuyor. Bir şeyi bir şeyle bağlantılı hale getirmek çok da onun izahı için yeterli değildir" şeklinde oldu. - Ankara

(Ankara Haber Ajansı) 52 dakika önce

866
Türkiyeden haberler / Diyarbakır'da Çatışma: 13 Şehit
« : 15 Temmuz 2011, 10:02:32 »
Diyarbakır'ın Silvan İlçesi'nde çıkan çatışmada 13 asker şehit oldu, 2'si ağır 7asker yaralı.
Diyarbakır'ın Silvan ilçesi kırsal kesiminde çıkan çatışmada 13 askerin şehit olduğu, 2'si ağır 7 askerin de yaralandığı bildirildi.

Diyarbakır'ın Silvan kırsalında arama-tarama faaliyeti yürüten güvenlik güçlerine PKK'nın pusu kurmasıyla çatışma yaşandı.

Öğle saatlerinde başlayan çatışmaların yer yer devam ettiği bildiriliyor.

Bölgede son dönemde meydana gelen en büyük çatışmalardan biri yaşanıyor. Bölgede takviye ekipler sevk edildi.

SİLVAN'DA ÇATIŞMA SÜRÜYOR

PKK'nın tek taraflı eylemsizlik süreci başlatmasından sonra yapılan en büyük saldırı meydana geldi.

Diyarbakır'ın Silvan ilçesine bağlı Bayrambaşı beldesi kırsalında 13 askeri şehit eden PKK'lı grubun çembere alındığı belirtiliyor. 20-30 kişilik terörist grubun imhasına yönelik operasyona özel harekat timleri de katılıyor.

Bir süre önce Lice ilçesi Ziyaret köyü yakınlarında kaçırılan 2 asker ve 1 sağlık görevlisini kurtarmak için jandarma güçleri dün gece arazi arama tarama faaliyetine çıktı.

Bayrambaşı kırsalında güvenlik güçleriyle askerler arasında sıcak temas sağlandı. Pusu kuran teröristlerin yoğun ateşi altında kalan jandarma birliği 13 şehit verdi. 7 asker de çatışma sırasında yaralandı.

Sivan-Kulp-Hazro üçgani ile Bingöl'ün Genç ilçesine uzanan ormanlık alanda yaşanan olayın ardından bölge ablukaya alındı. Özel harekat timleri skorski helikopterler tarafından havadan bölgeye indirildi. Çembere alınan bölgede 20-30 kişilik bir PKK'lı grubun bulunduğu kaydediliyor. 

7 TERÖRİST ÖLÜ ELE GEÇİRİLDİ

Diyarbakır'ın Silvan ilçesindeki çatışmada 7 teröristin ölü ele geçirildiği bildirildi.

Silvan ilçesinin Bayrambaşı Beldesi kırsal kesiminde arazi arama tarama faaliyetinde bulunan güvenlik güçleri ile bir grup terörist arasında çıkan çatışmada, 7 terörist ölü ele geçirildi.

Bölgede arama tarama faaliyetlerinin devam ettiği öğrenildi.

867
Kutlamalar / 15 Temmuz
« : 15 Temmuz 2011, 09:57:06 »
Olaylar [değiştir]

1099 - Birinci Haçlı Seferi'nde Haçlı ordusu Kudüs'ü ele geçirdi.
1799 - Hiyeroglif yazısının çözümünü sağlayacak olan üç dilde yazılmış Rosetta Taşı, Napolyon'un Mısır Seferi sırasında bir Fransız askeri tarafından bir kale yapımındaki sırasında rastlantı eseri bulundu.
1840 - Osmanlı İmparatorluğu, Birleşik Krallık, Prusya, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu ve Çarlık Rusyası arasında Londra Antlaşması imzalandı.
1870 - Georgia, Amerikan İç Savaşı'ndan sonra ABD'ye tekrar kabul edilen son Konfedere eyalet oldu.
1926 - Viyana'da göstericilere ateş açan polis 89 kişinin ölümüne yol açtı.
1954 - Boeing 707 ilk uçuşunu gerçekleştirdi.
1955 - Nobel Ödülü almış onsekiz bilim adamı, nükleer silah karşıtı bir deklarasyon yayınladılar (Mainau Deklarasyonu). Sonradan bunlara otuzdört bilim adamı daha katıldı.
1974 - Kıbrıs'ta Yunan subayların yönetimindeki ulusal muhafız alayı, cumhurbaşkanı Makarios'u devirdi ve Eoka-B lideri Nikos Sampson'u cumhurbaşkanı ilan etti.
1983 - Paris'in Orly Havalimanı'nda bulunan THY bürosuna, ASALA militanlarınca bomba atıldı. 7 kişi öldü, 56 kişi yaralandı.
1997 - Slobodan Milosevic Yugoslavya Cumhuriyeti başkanı seçildi.
1997 - İtalyan moda tasarımcısı Gianni Versace, Miami, Florida'daki evinin önünde bir seri katil tarafından öldürüldü.
2008 - Bağdat'ın 60 km kuzey doğusundaki Bakuba şehrinde, iki intihar bombacısının bir askeri kampa düzenlediği eylemde en az 28 kişi öldü [1].
Doğumlar [değiştir]

1606 - Rembrandt, Hollandalı sanatçı (ö. 1669)
1919 - Iris Murdoch, İrlandalı yazar, filozof (ö. 1999)
1931 - Clive Cussler, ABD'li romancı
1932 - Hüseyin Baradan, Türk sinema oyuncusu (ö. 2004)
1940 - Robert Winston, İngiliz politikacı
1944 - Jan-Michael Vincent, ABD'li sinema oyuncusu
1954 - Mario Kempes, eski Arjantin'li milli futbol oyuncusu
1955 - Cevdet Şekerbegoviç, Boşnak futbolcu
1956 - Joe Satriani, ABD'li gitarist
1961 - Lolita Davidovich, Kanadalı sinema oyuncusu
1976 - Juan Francisco Garcia, İspanyol futbolcu
1976 - Diane Kruger, Alman model ve aktris
1989 - Alisa Kleybanova, Rus tenisçisi
Ölümler [değiştir]

1485 - Sinan, II. Mehmed ' in oğlu (d. 1455)
1904 - Anton Çehov, Rus öykü ve oyun yazarı (d. 1860)
1919 - Hermann Emil Fischer, Alman kimyager (d. 1852)
1977 - Esat Mahmut Karakurt, Türk yazar (d. 1902)
1997 - Gianni Versace, İtalyan moda tasarımcısı (d. 1946)
2010 - Selmi Andak, Türk müzik sanatçısı, köşe yazarı (d. 1921)

868
15 Temmuz gecesi Berat Kandili... Bu mübarek gecede neler yapılmalı, nasıl değerlendirilmeli?

Ramazan ayının müjdecisi olan bu gecede, inananların kulluk bilinci ve hesap verme şuuruyla suç ve yanlışlardan kaçınmaları, günahlardan arınmaları ve Yüce Yaratıcı'nın sonsuz rahmet ve merhametine iltica etmeleri gerektiğini kaydedenDiyanetİşleri Başkanı Ali Bardakoğlu, "Bu itibarla Berat gecesi, bilerek veya bilmeyerek işlenen hata ve günahlardan tövbe ederek, günahların kalplerde bıraktığı kirlilikten arınma, sıkılan ve bunalan ruhların Yüce Rabbimizin rahmetine ve mağfiretine ulaşması adına Müslümanların önüne açılmış bir fırsat kapısıdır." ded

Bardakoğlu, kandil olarak adlandırılan bu gecelerin, 'dünyanın koşuşturması içerisinde varlık ve yaratılış gayesini adeta unutup, sonu gelmez emeller ve hevesler peşinde koca bir ömrü heba eden' insanlara; özüne dönme, kendini sorgulama, geçici olanla kalıcı olanı fark etme, kalp gözünü açma ve gönül dünyasını temizleme fırsatı sunduğunu ifade etti.

Bardakoğlu, "Ayrıca Rabbimize, kendimize ve bütün insanlığa karşı sorumluluklarımızı hatırlatır, bu görevlerimizi ihmal edip etmediğimizi yeniden düşünme, tövbe ederek geçmişi affettirme, dua, azim ve kararlılıkla geleceği inşa etme imkânı sağlar." diye konuştu.

Bardakoğlu, kandil mesajındı şu görüşlere yer verdi:

"Sadece ferdi ve ailevi mutluluğumuzu değil, toplumsal hayatımızı, barış, huzur, dayanışma ve kardeşlik içinde yaşayabilmemizi de tehdit eden maddi-manevi pek çok olumsuzluğun yaşandığı günümüz dünyasında Kur'an-ı Kerim'deki; "Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin! Çünkü Allah bütün günahları bağışlar. Şüphesiz ki O çok bağışlayan, çok esirgeyendir." (Zümer, 39/53) müjdesinin farkına vararak, günah ve kusurlarımızdan dolayı tövbe etmeliyiz. İbadet ve dualarımız ile Rabbimize yakınlaşmalı, Yüce Mevla'mıza, ailemize, çocuklarımıza, çevremize, milletimize ve tüm insanlığa karşı olan görev ve sorumluluklarımızı yeniden hatırlayarak yeni bir ümit ve kararlılıkla geleceğe bakma melekemizi güçlendirmeliyiz.

Kurtuluş, af ve arınma gibi anlamlara gelen bu mübarek gecenin bize sunduğu manevi iklimde; Kur'an'ın bizlere öğrettiği, "Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan mutlaka kaybedenlerden oluruz." (A'raf, 7/23) vb. dualar, tövbe istiğfarlar ve yakarışlarla beratımızı almamızın ancak, nuzûlünün 1400. yılını idrak ettiğimiz hayat rehberimiz olan Kur'an-ı Kerim'i anlamakla, yaşamakla, Sevgili Peygamberimiz (SAV)'in bizlere miras bırakmış olduğu sünnetini ve evrensel ahlakî erdemleri hayatımıza yansıtmakla mümkün olacağını hatırımızdan çıkarmamalıyız."

***

Peygamber Efendimiz bir hadis-i şeriflerinde Berat Gecesinin feyiz ve bereketini çeşitli şekillerde nazara vermektedir.

"Şâban'ın 15. gecesi geldiğinde geceyi uyanık ibadetle, gündüzü de oruçlu olarak geçirin. O gece güneş battıktan sonra Allah rahmetiyle dünya semasına tecelli eder ve şöyle seslenir:

"İstiğfar eden yok mu, affedeyim ve bağışlayayım. "Rızık isteyen yok mu, hemen rızık vereyim. Başına bir musibet gelen yok mu, hemen sağlık ve afiyet vereyim. Böylece tan yerinin ağarmasına kadar bu şekilde devam eder."

Çünkü o gece İlâhi rahmet coşmuştur. Berat Gecesi beşer mukadderatının programı çizilirken insanlara verilen eşsiz bir fırsattır. Bu fırsatı değerlendirip günahlarını affettirebilen, gönlünden geçirdiklerini bütün samimiyetiyle Cenab-ı Hakka iletip isteklerini Ondan talep eden ve belalardan Ona sığınan bir insan ne kadar bahtiyardır. Buna karşılık, her tarafı kuşatan rahmet tecellisinden istifade edemeyen bir insan ne kadar bedbahttır."

869
Kutlamalar / Berat Kandili namazı nasıl kılınır?
« : 15 Temmuz 2011, 09:51:09 »
Berat Gecesi Namazı varmı? Berat Kandili gecesinde nasıl ibadet etmeli?

Şaban ayının on beşinci gecesi kılınacak olan namaz yüz rekattır. Bu namazın her rekatında, Fatiha'dan sonra on kere ihlas süresi okunur. Yüz rekat kılan kişi bin defa ihlas süresini okumuş olur.

Hasan-ı Basri Rahmetullahı Aleyh'den gelen rivayete göre:

"Otuz sahabeden dinledim, bu namaz için şöyle dediler: "Her kim bu namazı, berat gecesi kılar ise Allah-u Teala'nın yetmiş rahmet nazarı ona ulaşır. Her nazarda, kendisinin yetmiş ihtiyacı yerine gelir. Bunların en küçüğü, Allah-u Teala'nın mağfiretidir.

Berat Gecesi kılınan namazlardan biri de Peygamber Efendimiz'in kıldığı, Hz. Aişe'nin naklettiği şekildedir:

- Rasulullah kalkıp namaza durdu. Ayakta durması hafif oldu. Fatiha suresini okudu; sonra da küçük bir sure okudu. Gecenin yarısına kadar secdede kaldı. Daha sonra ikinci rekata kalktı. Ayakta iken, birinci rekatta okuduğu kadar bir şey okudu. Sonra yine secdeye vardı. Bu secdede dahi, tan yeri ağarıncaya kadar kaldı. Secdede o kadar kaldı ki, bunun için Yüce Allah ruhunu aldı sandım. Bana gelmesi uzayınca, kendisine yaklaştım. Hatta ayaklarına elimi sürdüm. Hareket ettiğini görünce rahatladım. Secdesinde şöyle dediğini işittim:

"Azabından affına sığınırım. Dargınlığından rızana sığınırım. Senden sana sığınırım. Şanın yücedir. Sen kendi zatını övdüğün gibi, seni övemem..."

Sonra kendisine sordum: "Ya Rasulullah, bu gece secdende bir şeyler okuduğunu duydum. Bunları daha önce okuduğunu hiç duymamıştım.

Böyle demem üzerine, bana sordu: "Sen onları öğrenebildin mi"?

Bu sorusuna karşılık: "Evet" deyince, şöyle buyurdu:

"Onları hem sen öğren, hem de başkalarına öğret."

Berat Duası

Bazı mâna büyüklerinin de şöyle bir duası vardır:
"Allahım, şayet ismimi saîdler defterine yazdıysan, orada sabit kıl. Şayet ismimi şakiler defterine yazdıysan oradan sil. Çünkü Sen buyurdun ki, 'Allah dilediğini
siler yok eder, dilediğini de sabit bırakır, Levh-i Mahfuz Onun katındadır."12
Bu idrak ve şuur içinde ihya edeceğimiz Berat Gecesinin hepimiz için hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Haktan niyaz edelim.


870
Kutlamalar / Berat Kandili nedir? Bu gece nasıl dua edilir?
« : 15 Temmuz 2011, 09:46:11 »
Her sene, Şaban ayının on beşinci Berat gecesinde, o senede olacak şeyler, ameller, ömürler, ölüm sebepleri, yükselmeler, alçalmalar, yani her şey Levh-i mahfuzda yazılır. Resulullah efendimiz, bu gece, çok ibadet, çok dua ederdi.

Berat Kandili (Beraat Kandili) İslam dininde kutsal kabul edilen gecelerden biridir. Şaban ayının ondördüncü gününü onbeşinci gününe bağlayan gecesi Beraat gecesidir. Esasında Kandil Geceleri Peygamber Muhammed'in buyruklarında yer almamaktadır. H.3. asırdan itibaren mistik çevrelerde kutlanmaya başlanmış ve II. Selim'den itibaren minarelerde kandil yakılmasıyla kandil adını almıştır.

Aslı "Berâettir." Beraat sözlükte, "bir zorluktan kurtarmak ve berî olmak" demektir. Bu geceye, bereketli ve feyizli bir gece olması sebebiyle mübarek gece; günahların affı ve kulların temize çıkarılması sebebiyle Beraat gecesi ve kulların ihsana kavuşmaları nedeniyle de rahmet gecesi gibi adlar da verilmiştir.

Müslümanlar bu geceyi ibadet ve taatle geçirmenin pek çok sevabı ve feyzi olduğuna inanır. Bu konuda Resul-u Ekrem şöyle buyurmuştur:

"Şaban ayının on beşinci gecesi olduğu zaman, gecesinde ibadete kalkın. Ve o gecenin gündüzünde (şaban ayının on dördüncü günü) oruç tutunuz. Çünkü o gece güneş batınca Allah Teâlâ o andan fecir oluncaya kadar: Benden mağfiret dileyen yok mu, onu mağfiret edeyim. Benden rızık isteyen yok mu, onu rızıklandırayım. (Bir belâ ile) müptelâ olan yok mu, ona kurtuluş vereyim. Şöyle olan yok mu? Böyle olan yok mu? buyurur." (İbn Mâce)

Ayrıca, Berat gecesi, Kuran-ı Kerimin Levh-i Mahfuzdan dünya semasına toptan indirildiği gecedir. Buna inzal denir. Kadir gecesinde ise Peygambere ilk kez ve parça parça indirilmeye başlanmıştır. Buna da tenzil denir

Berat Gecesi ibadeti

Gecenin manevi değeri dolayısıyla namaz, Kur'ân tilaveti, zikir, teşbih ve istiğfarla geçirilmesi, bu gece vesilesiyle muhtaçlara yardım ve benzeri hayırlı amellere özel bir önem verilmesi müstehaptır.

İşlenen sevaplı amellerin değeri başka zamanlarda on ise, Berat Kandilinde yirmi bindir. Meselâ başka zamanlarda okuduğumuz bir tek Kur'ân harfine on sevap veriliyorsa, bu gecede her bir harfine yirmi bin sevap verilmektedir

Bu bakımdan tam bir ihlâsla çalışıp ihyasına gayret gösterebildiğimiz takdirde Berat Kandili elli bin senelik bir ibadet hayatının sevabını bir gece içinde bize kazandırabilir.
"Onun için elden geldiği kadar Kur'ân ve istiğfar ve salavatla meşgul olmak büyük bir kârdır."10

Tek kişinin çalışma ve kazanma gücü maddi hayatta olduğu gibi manevi hayatta da sınırlıdır diyorsak, bunun çaresi vardır. Aynı gayeyi paylaşan ve dünyada aynı maksatla yaşayan mü'min kardeşlerimizle birlikte teşkil ettiğimiz manevi şirket; bize hesabından âciz kalacağımız sonsuz bir manevi serveti kazandırabilir. Üstelik maddi kazançlarda kâr, ortaklar arasında bölünerek küçüldüğü halde mânevi kârda böyle bir şey kesinlikle söz konusu değildir. Çünkü manevi faaliyetler nurludur. Nur ise maddi eşya gibi küçülmez ve bölünmez.

İmam-ı Gazali Hazretleri el-İhyâ'da, Berat Gecesinde yüz rekât namaz kılınması hakkında bir rivayete yer verse de, hadis âlimleri bu namazın sünnette yerinin olmadığını, böyle bir namazın Hicretten 400 sene sonra Kudüs'te kılınmış olduğu tesbitinde bulunurlar. Hatta İmam Nevevi böyle bir namazın sünnette bulunmadığı için bid'at bile olduğunu ifade eder.

Bunun yerine kaza namazının kılınması daha isabetli olacaktır. Bununla beraber kılındığı takdirde de sevabının olmadığı anlamına gelmez.
Çünkü ibadet alışkanlıklarının iyice azaldığı zamanımızda insanların bu vesileyle namaza yönelmelerini hoşgörü ile karşılamak faydalı olacaktır.

Berat Duası

Bazı mâna büyüklerinin de şöyle bir duası vardır:
"Allahım, şayet ismimi saîdler defterine yazdıysan, orada sabit kıl. Şayet ismimi şakiler defterine yazdıysan oradan sil. Çünkü Sen buyurdun ki, 'Allah dilediğini
siler yok eder, dilediğini de sabit bırakır, Levh-i Mahfuz Onun katındadır."12
Bu idrak ve şuur içinde ihya edeceğimiz Berat Gecesinin hepimiz için hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Haktan niyaz edelim.

Berat Gecesi Namazı

Şaban ayının on beşinci gecesi kılınacak olan namaz ; yüz rekattır. Bu namazın her rekatında, Fatihadan sonra on kere ihlas süresi okunur. Yüz rekat kılan kişi bin defa ihlas süresini okumuş olur.
Bu namaza hayır namazı da denmiştir. Geçmiş büyükler bu namazı toplu halde cemaatle de kılmışlardır. Bu namazın çok fazileti olduğu gibi, hesaplanama-yacak kadarda çok sevabı vardır.

Hasan-ı Basri Rahmetullahı Aleyh'den gelen rivayete göre:
"Otuz sahabeden dinledim, bu namaz için şöyle dediler: "Her kim bu namazı, berat gecesi kılar ise. Allah-u Teala'nın yetmiş rahmet nazarı ona ulaşır. Her nazarda, kendisinin yetmiş ihtiyacı yerine gelir. Bunların en küçüğü, Allah-u Teala'nın mağfiretidir.


Sayfa: 1 ... 27 28 [29] 30 31 ... 45